Çocuklar Kaç Yaşında Sorumluluk Duygusunu Öğrenir?
- Tıkladers

- 1 gün önce
- 2 dakikada okunur
Geçen gün bir arkadaşımla kahve içerken, derin bir iç çekerek sordu: "Çocuğum ne zaman kendi başına dişlerini fırçalamayı akıl edecek?" Aslında o an hepimizin zihninden geçen o ortak soruyu fısıldıyordu: Sorumluluk ne zaman öğrenilir? Cevap, hepimizi biraz şaşırtıyor: Sorumluluk, çocuğunuz henüz yürümeye başlamadan, sizin ona verdiğiniz o minik "yardım etme" fırsatlarıyla çoktan başladı.
Çoğumuz sorumluluğu okul çağıyla, ödevlerle ya da ev işleriyle ilişkilendiririz. Ancak sorumluluk duygusu, bir sabah uyanıp "Ben artık büyüdüm" denilen bir an değil; sabırla, ilmek ilmek işlenen bir aidiyet duygusudur.
Bu yazıda: Sorumluluk duygusunun yaşlara göre nasıl şekillendiğini, neden bir "görev" değil "güç" olduğunu ve çocuğunuzu bu yolda nasıl cesaretlendirebileceğinizi keşfedeceksiniz.

İlk Adımlar: "Ben de Yapabilirim!"
Sorumluluğun tohumları, çocuğunuzun "Ben kendim yapacağım!" dediği o inatçı ama bir o kadar da kıymetli 2 yaş civarında atılır. Bu dönemde bir bardağı masaya taşımak ya da kirli çorabını sepete atmak, onun için bir yük değil, "Ben de bu evin bir parçasıyım ve işe yarıyorum" demenin en gururlu yoludur.
Eğer biz "Dökersin, ben yaparım" diyerek o bardağı elinden alırsak, aslında farkında olmadan sorumluluk kasının gelişmesini de engellemiş oluyoruz. Onlara güvenmek, sorumluluk öğretmenin ilk ve en büyük adımıdır.
Yaş Gruplarına Göre Küçük Görevler, Büyük Adımlar
Sorumluluk öğretirken "ne zaman?" sorusundan çok, "ne kadar?" sorusu önemlidir. İşte hayatın içinden, gelişimsel ritme uygun küçük rehberimiz:
2-3 Yaş: Oyuncaklarını toplamak (sizin yardımınızla), kirli kıyafetleri ayırmak. Bu yaşta sorumluluk bir oyundur.
4-5 Yaş: Masayı kurmaya yardım etmek, bitkileri sulamak. Bu yaşta sorumluluk bir gururdur.
6-8 Yaş: Kendi çantasını hazırlamak, evcil hayvanın mamasını vermek. Bu yaşta sorumluluk bir işbirliğidir.
Emir Vermek mi, İşbirliği Yapmak mı?
Sorumluluk duygusu emirlerle değil, seçeneklerle gelişir. "Odanı topla!" demek yerine, "Oyuncakların kutularına dönme vakti geldi, önce arabaları mı yerleştirelim yoksa blokları mı?" demek, çocuğunuzun karara ortak olmasını sağlar. Karara ortak olan çocuk, sonucu da sahiplenir.
Bir diğer önemli nokta ise hatalara tanınan alandır. Su döken bir çocuğa kızmak yerine, "Hadi gel, beraber kurulayalım" demek, ona hatasını telafi etme sorumluluğunu öğretir. Sorumluluk, ceza ile değil, etki ve tepkiyi anlamakla büyür.
Güven Veren Bir Yoldaşlık
Sevgili ebeveynler, sorumluluk duygusu bir gecede kazanılan bir beceri değil, çocuğunuzla aranızdaki güven ilişkisinin bir meyvesidir. Ona, yapabileceğine inandığınızı hissettirdiğiniz her an, aslında onun omuzlarına değil, kalbine bir güç koyuyorsunuz.
Acele etmeyin. Bırakın bazen gömleğinin düğmesi yanlış iliklensin, bırakın sofraya peçeteler yamuk konulsun. Önemli olan o işin mükemmel yapılması değil, çocuğunuzun "Ben bunu yapabiliyorum ve aileme destek oluyorum" diyebilmesidir.
Siz ona inandıkça, o da kendine inanacaktır.

Yorumlar