Kardeş Kıskançlığı

Kıskançlık sevilme ,ait olma, sahip olma gibi duyguların başkasıyla paylaşılmaması olarak tanımlanır.Peki anne baba olarak bununla nasıl başa çıkılır?


Kıskançlık her yaşta görülebilecek insanın temel duygularından bir tanesidir.Çocuktaki kıskançlık duygusu zaman içinde yol olmaz.Ama iyi haber anne ve babalar olarak bunu kontrol altına alabilirsiniz.Nasıl mı hemen anlatayım.Kardeş kıskançlığı çok kardeş isteyen çocuklarda da sıklıkla görülür. Çocuklar bizim düşündüğümüz gibi duyguları algılayamazlar. Gelecek olan kardeşin varlığı çocuk için çok değerli bir varlık olan annesinin sevgisinin paylaşılacağı ve bu şekilde azalacağı şeklinde algılanır. Çocuk tarafından annenin bebekle ilgilenmesi, doğuma bağlı yaşanan yorgunluklar ve buna bağlı olarak kendisine olan ilginin azalmış görünmesi çocukta kıskançlık duygusunun pekişmesine yol açar.

Çocuğun kardeşiyle buluşması ve tam bu evrede kreşe verilmesi,odasının ayrılması sorunu daha da artırabilmektedir.

Kardeş yaşları arasındaki fark ne kadar fazla ise çocukların farkındalıkları bir o kadar gelişmiş olur. Ayrıca 3 yaş altındaki çocuklarda kıskançlık duygusu daha da yoğun yaşanmaktadır.

Sergilenmesi gereken tutum, diğer kardeşe ilgiyi azaltmamak, ancak aşırı sevgi gösterilerinden kaçınmak, çocuğun duygularını ifade edebilmesi için ortam sağlamak gerekir.Unutulmamalıdır ki çocuk yaramazlık yapmaya ya da sizin sinirlerinizi zorlamaya başladığında anlayın ki çocuk sizin ilginizi çekmeye çalışıyor. Böyle durumlarda çocuğunuzla iletişime geçmeniz çok önemli ona ben de çok yoruluyorum, kardeşim doğduğunda ben de benzer duygular hissetmiştim gibi geri bildirimlerde bulunabilirsiniz.

Kardeşlerin arasındaki ilişkide yaşanan zorluklarda birbirlerine fiziki anlamda zarar vermedikleri sürece karışmamak gerekir. Çocuklar arasında sen ablasın , sen büyüksün ya da sen küçüksün gibi cümleler çocuklar tarafından taraf tutulduğunu düşündüren söylemlerdir siz anne ve baba olarak çocuğunuza kardeşler arası saygı ve sevgiyi öğretmek isterken yanlış duygulara ve anlaşılmalara sebep olabilirsiniz.

Anne ve babalar unutmayalım ki sizler de birer insan ve karşınızdakilerde küçük insanlar yani iletişim halinde olmanız ve onları küçükler hiç birşey anlamazlar dahi düşünsenizde onlar sizin hayattaki aynalarınızdır. Çocuğun genetik olarak sizin bir parçanız olduğunu herkes günümüzde bilmekte lakin psikolojik olarak da sizin birer parçanız korkular stresler mutluluklar çocuğunuza yansır. Ebeveyn olarak sizin mutlu olmanız çocuğunuzun mutlu olması demektir.