Çocuklarda kaygı bozukluğu ve panik atak sendromu

Güncelleme tarihi: 6 Kas

Kaygı, sıkıntı ya da endişe gibi duygular yetişkinlerin dünyasına has olduğunu düşündüğümüz hislerdir. Ancak sanılanın aksine bu duygular çocuklarda da sıklıkla rastlanır. Kaygı düzeyi yüksek çocukların sayısı ve bu çocuklara dair yönelimlerimiz gün geçtikçe önem kazanmaktadır.

çocuklarda kaygı bozukluğu

Kaygı, köklerini çok derinden alabileceği gibi günlük yaşanmışlıklar neticesinde de kendisini var edebilir. Bir çocuk sağlıklı bir bebeklik geçiremediği, yeterince beslenemediği ya da farklı diğer yoksunluklarla karşılaştığı için kaygılı hissedebilir. Zaman içerisinde de bu hissi büyütüp en temel duygusu haline getirebilir. Bununla beraber kişide kaygı ya da panik atak oluşması için zorunlu nedenler aranmaz.

Panik atak kişide fiziksel olarak genellikle baş dönmesi, mide bulantısı, aşırı terleme ya da üşüme hissi,ellerde titreme ve uyuşma, nefes darlığı, göğüs ağrısı şeklinde gözlenir. Ayrıca bu kişiler gelecekle ilgili çoğunlukla negatif düşünce ve hislere sahiptir. Çeşitli korkuları vardır. Ölüm korkusu, aklı yitirme korkusu en sık rastlanılanlar arasındadır. Atak sırasında çocuklarda bağırma ya da sinme davranışları gözlenebilir.

Panik atağı olan çocuklar genellikle evden ayrılmak istemezler. Dışarıda bir yerlerde kriz geçirebilecekleri düşüncesi onları savunmasız hissettirir. Fark edilebileceği üzere kaygı bozukluğu ve panik atak çocukların sosyal ilişkilerine zarar verir. Yaşamını kısıtlayarak hayat kalitesini düşürür. Bu yüzden panik atak yaşayan çocuklar mutlaka bir uzmandan destek almalıdırlar. Bu tedavide ilaç kullanımı ve seans gerekebilir. Aileler çocuklarının durumunu azımsayarak bir uzman desteğini geciktirirse durum daha kötü bir hal alabilir. Bu çocuklar, yetişkin yaşamlarında anksiyeteye, depresyona ve çeşitli madde bağımlılıklarına diğer çocuklara nazaran daha yatkın olurlar. Kısacası çocukların kaygılarını görmezden gelmek kaygıları yok etmeye yetmeyecektir.