Çocuklarda Problem Çözme Becerisi

Güncelleme tarihi: 6 Kas

Sağlıklı bir çocukluk dengeli bir yetişkinliğin ilk şartıdır. Çocukluk, kişinin ömrü boyunca taşıyacağı bir sırt çantasına benzetilebilir.


Yaşamın bütün süksesine karşın zor duyguların ve anların gerçekliği kabul edilmelidir. Bireyler zaman zaman içinden çıkılması yoğun bir çaba gerektiren durumlarla baş başa kalırlar. Tatsız hislerle çevrelenebilirler. İşte tam da böyle nahoş anlarda bazı davranış kalıpları belirgin hale gelir. Bu duygulanımlardan en gereklisi problem çözme yeteneğidir. Bu beceri en kolay çocuklukta kazanılır. Çünkü çocuklar yeni davranış kalıplarını sahiplenmeye ve bunları işlevsel hale getirmeye yetişkinlere nazaran daha yatkın ve isteklidirler.


problem çözme becerisi

Bir çocuğa bu yeteneği kazandırabilmek için ebeveynlerin bir problem karşısında sergilemesi gereken bazı davranışlar vardır. Çünkü çocuklar anne babalarının bir sıkıntı içerisinde olup olmadığını hareketlerinden, ses tonlarından ve mimiklerinden çabucak kavrarlar. Rol model olarak aldıkları bu kişilerin sıkıntılı anlarda hangi duygularla hareket ettiğini hızla kopyalarlar. Bu aynalamalar, çocukların yetişkinlik yaşamlarına yansır. Bu sebeple bir problem anında anne babalar sakin davranabilmelidir. Durumu çocuğun yaşına uygun olacak netlikte ve gerektiği düzeyde anlatmalıdır. Eğer problemin çözümünde çocuğa yaşına ve yeterliliklerine uygun düzeyde bir sorumluluk düşüyorsa iş bölümü yapılmalıdır. İş bölümünün sebepleri açıklanmalıdır. Çocuk neden görev aldığının, görevinin ne işe yaradığının bilincinde olmalıdır. Yapabildikleri için desteklenmelidir.


Bu netlik çocukta olağanın dışında bir durum yaşandığı bilincini oluşturur. Aynı zamanda anne babasının netliği, soğuk kanlı ve sorun çözmeye odaklı tutumu böyle zamanların halledilebileceği fikrini oluşturur. Sorun halledildikçe de hayatta sorunlarla karşılaşılabileceği ancak sorunların halledilebileceği fikri belirginleşir.

Problemlerin çocuklardan kaçırılması, hiçbir şey yokmuşçasına hareket edilmesi ya da aslında yetişkin yaşamına ait olan sorunların filtresiz bir şekilde çocuğun duygu dünyasına salınması son derece hatalıdır.