Felsefe Sadece Bir Ders Midir?

Felsefe, kendimizi bildiğimizden beri lise öğrencilerine okutulan müfredatlarda yer alan üniversite sınavlarında 8-10 soruluk bir yer kaplayan çok da faydalı olmaya bir “ders” olarak bizlere gösterildi. Peki, gerçekten böyle mi? Bizler felsefeyi sadece bir ders olarak mı görmeliyiz? Sınavlara baktığımızda felsefe başlığı altında gözüken bu sorular Türkçe sorularından bir farkı yok aslında. Okuduğunu anlama, paragraf yorumlama ve daha niceleri… Aslında felsefe dediğimiz şey tam olarak değil.

Felsefe nedir, bir bakalım istersiniz. M.Ö 5. Yy civarı Antik Yunan’da ortaya çıkıyor ve Platon’un yorumlamasına göre, merakla başlıyor. Merakla başlamış ve bu zamana kadar devam etmiş olan bir şeyi “boş ders” olarak görmek ne kadar kötü bir durum aslında. Şu an tartışmış olduğumuz her şey; evren, bilim, mutluluk, özgürlük… felsefenin alanına giriyor. K. Jaspers’e göre, felsefe yolda olmaktır. Bir yere varmaktan, sonuca ulaşmaktan ziyade o yolda olmak felsefe için en önemli olan şeylerden birisidir. Her şeyi o yolda keşfediyorsun aslında. Felsefe için öğrenmek kelimesi biraz garip kaçabilir, burada öğrenmekten ya da bir bilgi edinmekten ziyade o bilgiyi nasıl öğreneceğini, düşünmeyi nasıl yapacağını, sorgulama temelli öğrenmeyi nasıl yapacağını keşfediyorsun bir bakıma. Felsefe tüm derslerin temeli olması gerekiyor. Hayatın temeli aslında baktığımızda. “Çocuklar, küçük filozoflardır” dediğimizde yanılmıyoruz onlar her merak ettiği şeyi sorup bununla tatmin olmayıp daha da sorgulayan kişiler ve bu şekilde merak ve sorgulama duygusunu her zaman dinç tutuyorlar. Büyüdükçe merak ve sorgulama aynı zamanda yaratıcılıkları sönüp daha düz düşünen bireyler oluyorlar. İşte burada devreye Çocuklarla Felsefe (p4C) giriyor. Her okulda, her yerde olması gereken bir ders ve atölye. Burada çocukların herhangi bir kavramı ya da olayı direkt olarak kabul etmekten ziyade onu sorgulayarak, kendi fikirlerini oluşturarak bir yolculuğa çıkmaları hedefleniyor. “Bütün çocuklar filozoftur ama çok azı öyle kalır.” Demiş Brigette Labbe. Çocukları köreltmek yerine onları bu anlamda desteklemek daha iyi bireyler yetiştirmemizi sağlayacaktır.

Böyle uçsuz bucaksız sorgulama deryası olan bir şeyi sadece ders olarak tanımlamak haksızlık değil mi, sizce de?